Japon Mitolojisi - Michael Ashkenazi -

) gelir. Ashkenazi'nin kitabında vurguladığı gibi, bu rakam sonsuzluğu simgeler; yani Japon inanışına göre her taşın, her nehrin ve her kadim ağacın bir ruhu (kami) vardır. 1. Başlangıç: Kaostan Doğan Adalar

Ashkenazi, Batılı okurun sıkça düştüğü bir hatayı düzeltir: Kami , "tanrı" kelimesiyle tam olarak çevrilemez. Ona göre kami , belirli bir yerde, doğa olayında veya soyut kavramda (büyüme, doğurganlık, korku) ikamet eden, hem kutsal hem de dünyevi olabilen bir güçtür. Atalar, hayvanlar, hatta olağanüstü insanlar bile birer kami olabilir. Japon Mitolojisi - Michael Ashkenazi

Eserde Amaterasu ile Susanoo arasındaki rekabet ve Amaterasu’nun “Amano-Iwato” (Gökyüzü Mağarası)’na kapanması efsanesi, Japon mitolojisinin en popüler hikayelerinden biridir. Ashkenazi bu hikayeyi ritüel bir bağlamda ele alır. Tanrıçanın mağaradan çıkarılması ritüeli, bugün hala Japonya’da kutlanan Şinto festivallerinin (Matsuri) ve tapınak ayinlerinin prototipidir. Yazar burada mitolojiyi bir statik hikayeden çıkarıp, canlı bir ritüel geleneğine bağlar. ) gelir

Famous stories like Susano-wo’s crimes and the Sun Goddess (Amaterasu) hiding in the cave. Eserin giriş bölümlerinde yazar

Michael Ashkenazi, çalışmalarında sadece tanrıların (Kami) hikayelerini anlatmakla yetinmez; onu diğer mitoloji yazarlarından ayıran en önemli özelliği, mitolojiyi kültürel bir bağlam içine oturtma çabasıdır. Eserin giriş bölümlerinde yazar, Japon mitolojisinin “tek bir kaynak”tan gelmediğini vurgular. Hint-Avrupa mitolojilerinin aksine (Yunan mitolojisi gibi belirgin bir panteon hiyerarşisine sahip olanlar), Japon mitolojisi; Kojiki (Eski Zamanların Kaydı), Nihon Shoki (Japonya Kronikleri) ve sözlü halk tradisyonlarının bir mozaiğidir.